Riyazü's-Salihin Kategorileri

Uğursuzluğa İnanma Yasağı

Uğursuzluğa İnanma Yasağı

Bu bölümdeki dört hadis-i şeriften, hastalıkların kendiliklerinden bulaşmasının olmadığını, uğursuzluğun olmadığını, herşeyi güzel ve olumlu sözlerle hayra yormanın sünnet olduğunu, uğursuzluk olacak olsaydı insanların en çok vehmettikleri üç konuda (ev, kadın ve binit) olabileceğini, uğursuzluk inancıyla kişinin işlerini terketmemesi gerektiğini ve hayırda duaya devam etmesi gerektiğini öğreneceğiz. (Abdullah Parlıyan, Açıklamalı Tam Riyazu’s-Salihin Tercümesi: 492.)

 

1678. Enes radıyallahu anh'den rivayet edildiğine göre Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:

"Hastalığın kendiliğinden bulaşması yoktur. Uğursuzluk da yoktur. Ben hayra yormayı yeğlerim." Sahâbîler:

– Hayra yorma (tefe'ül) nedir? dediler.

– "Güzel, olumlu sözdür" buyurdu. (Buhârî, Tıb 19, 43–45; Müslim, Selâm 102, 107, 110, 114, 116. Ayrıca bk. Ebû Dâvûd, Tıb 24; İbni Mâce, Mukaddime 10, Tıb 43.)

 

1679. İbni Ömer radıyallahu anhümâ'dan rivayet edildiğine göre Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:

"Hastalığın kendiliğinden bulaşması yoktur. Uğursuzluk da yoktur. Eğer bir şeyde uğursuzluk olacak olsaydı evde, kadında ve atta olurdu." (Buhârî, Cihâd 47, Nikâh 17, Tıb 43. 54; Müslim, Selâm 115–120. Ayrıca bk. Ebû Dâvûd, Tıb 24; Tirmizî, Edeb 58; Nesâî, Hayl 2; İbni Mâce, Nikâh 55.)

 

* Bu hadis-i şerifteki inceliği daha güzel anlayabilmek için; “Uğursuz saymak şirktir” (Ebu Davud Tıb 23.) “Cennete hesapsız girecek 70 bin kişiden bir kısmının da uğursuzluğa inanmayanlar” (Buhari, Rikak 21.) olduğunu, ayrıca Sehl ibni Sa’d rivayetinde bu hadis“Eğer uğursuzluk olacak olsaydı” denilerek cahiliye döneminde bu üç şey dışında kılıç, dil, Şevval ayında nikah gibi hususlarda da bu inanç geçerli idi. Hz. Aişe (r.anha) annemiz tüm bu uğursuz sayma adetlerini Hadid: 57/22. ayetini okuyarak reddetmişti. “Ayrıca uğursuzluk yoktur, üç şeyde uğur olabilir” (K. Sitte 17/218.) hadisi Hz. Aişe’nin bu görüşünü destekler mahiyettedir. (Bkz. Tecrid Tercemesi 8/312, 12/84-92; Kütübü Sitte tercemesi 11/464, 17/218. Abdullah Parlıyan, Açıklamalı Tam Riyazu’s-Salihin Tercümesi: 492.)

 

1680. Büreyde radıyallahu anh'den rivayet edildiğine göre Nebî sallallahu aleyhi ve sellem uğursuzluğu kabul etmezdi. (Ebû Dâvûd, Tıb 24. Ayrıca bk. Ahmed İbni Hanbel, Müsned, I, 257, 304, 319, V, 347.)

 

1681. Urve İbni Âmir radıyallahu anh şöyle dedi:

Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem'in huzurunda uğursuzluktan söz edildi. Bunun üzerine:

"En güzeli hayra yormadır. Uğursuzluk, hiçbir müslümanı teşebbüsünden vazgeçirmesin. Herhangi biriniz hoşlanmadığı bir şey gördüğü zaman; "Allahım! İyilikleri sadece sen verirsin; kötülükleri yalnız sen giderirsin. Günahtan kaçacak güç, ibâdet edecek kuvvet ancak senin yardımınla kazanılabilir" diye dua etsin, buyurdu. (Ebû Dâvûd, Tıb 24. Ayrıca bk. Ahmed İbni Hanbel, Müsned, II. 387, III, 349.)

 

* Bugün halk arasında pazartesi yola çıkılmaz, perşembe çamaşır yıkanmaz gibi inanışlar batıldır. Birinci hadiste, “hastalıkların kendiliğinden bulaşması yoktur” denilerek bu işe insanlar sebep olur, dolayısıyla karantina esasları getirilmelidir denmek istenmektedir. Uğursuzluk kabul edilmeyip güzel ve olumlu sözle hayat idare edilmelidir. İkinci hadise göre uğursuzluk olsaydı denilerek sayılan ev, kadın ve at insanların uzun süre beraber yaşadıkları ve içiçe oldukları bu nesnelerde olabilirdi denmektedir. İnsanların en çok uğursuzluk vehmettikleri üç nesne hususundaki genel ve yaygın kanaati ortaya koyup bunun asılsız olduğunu anlatmak istemiştir. Uğursuzluk vehmi hiçbir müslümanı teşebbüslerinden vazgeçirmemeli, hayra yorup uğurlu sayacak hayatı devam ettirmelidir. Hadiseler hakkında uğursuzluk kabul etmek, Allah'a kötü zanda bulunmak demektir. (Abdullah Parlıyan, Açıklamalı Tam Riyazu’s-Salihin Tercümesi: 492.)