Riyazü's-Salihin Kategorileri

Allah Rızası İçin İstemek

ALLAH RIZASI İÇİN İSTEMEK
(ALLAH RIZASI İÇİN CENNETTEN BAŞKA BİR ŞEY İSTEMENİN MEKRUHLUĞU, İSTEMESİNE ALLAH'I VESİLE KILARAK ALLAH ADI İLE İSTEYEN KİMSEYİ GERİ ÇEVİRMENİN HOŞ GÖRÜLMEYİŞİ)

1726. Câbir radıyallahu anh'den rivayet edildiğine göre Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:

"Allah'ın rızâsı adına sadece cennet istenilebilir." (Ebû Dâvûd, Zekât 37.)

 

* Cennet bir mü'minin Allah'tan isteyeceği şeylerin en üstünüdür. Cenneti isteyen kisi esasen Allah'ın bu dünyada kendisine iyi işler ve rızasına uygun ameller nasip etmesini istemiş olur. Çünkü cennete girmenin yolu dünyada iyi ve güzel ameller yapmak, haramlardan ve günahlardan uzak bir hayat sürmektir. Hiçbir çaresi kalmayan kimse başka türlü isterse kimsenin vermeyeceğini, ancak Allah rızası için isterse vereceklerini bilmesi durumunda böyle de isteyebilir. Dünyalık birşeylere sahip olmak için Allah'ın adını ve rızasını anmak caiz görülmemiştir. Allah'ın adı ve rızası anılarak ancak ahiret saadeti ve cennet istenebilir. (Abdullah Parlıyan, Açıklamalı Tam Riyazu’s-Salihin Tercümesi: 503.)

 

1727. İbni Ömer radıyallahu anhümâ'dan rivayet edildiğine göre Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:

"Allah'a sığınan kimseyi koruyup himaye ediniz. Allah için isteyene veriniz. Sizi dâvet edenin dâvetine uyunuz. Size iyilik yapana siz de iyilik yapınız. Şayet verecek bir şey bulamazsanız karşılık vermek istediğinizi göstermek üzere kendisine dua ediniz." (Ebû Dâvûd, Zekât 38; Nesâî, Zekât 72.)

 

* Önemli insani prensiplere yer verilen bu hadiste; bir kimsenin başkalarından gelebilecek şeylere, kötülüklere karşı Allah'a sığınır ve bu yönde kendisine yardım edilmesini isterse o kişiye yardım edip davetine gitmek gerekir. Sahipsiz düşkün, çaresiz durumda kalan böyle bir kimseye yardım dinin gereklerindendir.

Allah adını ve rızasını anarak bir şey isteyene de az çok birşeyler vermelidir, sahtekarlık yapıyor olduğu bilinse bile bunun günahı kendisine aittir.

Şer'i yönden mahzurlu ve caiz olmayanlar dışında tüm davetlere katılmak gerekir. (Bkz. 240-241 ve 268 numaralı hadisler)

İyiliğe iyilikle veya daha fazlasıyla karşılık vermek te dinimizin önemli prensiplerindendir. Kötülüğe kötülükle karşılık verilmesi asla tasvip edilmez. Kötülüğe karşı bile iyilikle mukabele edilmesi İslamın önerdiği düsturlardandır. Kur'an'da bu hususta Rahman: 55/60, Kasas: 28/77, Yunus: 10/26 ayetlerine bakmak gerekir. Bir iyilik yapana “Allah sana daha hayırlısını versin” demek te sünnettendir. (Abdullah Parlıyan, Açıklamalı Tam Riyazu’s-Salihin Tercümesi: 503.)