İlmihal Kategorileri

Tavafın Mahiyeti ve Nevileri

TAVAFIN MAHİYETİ VE NEVİLERİ

       Tavaf, lûgatta ziyaret etmek, bir şeyin etrafında dolaşmak manasınadır. Tavaf edene: "Taif", tavafa mahsus yere de: "Metaf" denir. Tavaf ıstılâhta: "Kâbe-i muazzama'nın çevresinde yedi defa dolaşmaktan ibarettir." Şöyle ki:

       Kâbe-i muazzama'nın güney tarafındaki yan yüzün bir köşesine "Rükn-i Hacer", diğer köşesine de "Rükn-i Yemani" denir. Rükn-i Hacer'de, "Hacer-i Esved = Hacer-i Es'âd" denilen mübarek bir taş vardır ki bu, tavafın başlangıç yerini gösteren bir işarettir.

       İşte bu Hacer-i Esved'in bulunduğu köşeden tavafa başlanır, Beyt-i muazzam sola alınarak Beyt-i muazzam'ın kapısına doğru sağa gidilmek sureti ile devir yapılır. Böylece her devir = dolaşma, Hacer-i Esved'in bulunduğu köşeden başlar, orada son bulur. Bu devirlerin her birine bir "Şavt" denir. Bu halde yedi şavt da bir tavaf olmuş olur.

       Tavaf, bir nevi namazdır; ALLAH Teâlâ'ya heyecan ile muhabbet ve tazimin bir alametidir, Arş-ı ilahi etrafında dolaşan kudsî meleklerin hallerine bir benzeyiş tarzıdır.

       Kâbe-i muazzama, bu müşahede (görünen) âleminde, gayb ve meleküt âlemindeki rububiyyet makamının apaçık bir örneğidir. Bu maddi beytin çevresindeki bedenî hareketler, melekût âlemindeki Arşı kudretin etrafında yapılan ruhani hareketlerin birer rumuzudur.

       Gerek tavafa başlarken ve gerek tavaf esnasında Hacer-i Esved'in önüne geldikçe ona yönelinir, namazda durur gibi tekbir ve tehlil ile bu mübarek taşa eller kaldırılıp sürülür ve mümkün ise öpülür. Bunlar mümkün olmayınca karşıdan el sürmek işareti yapılır. Buna "İstilam = selamlamak" denilmektedir.

       Hacer-i Es'ad'e böyle el koymak, Hak Teâlâ Hazretleri ile ibâdet ve itâat hususunda ahitleşmenin ve bu ahde vefa edileceğinin bir işareti, simgesi demektir.

       Tavafın nevilerine gelince bunlar, aşağıda yazıldığı şekilde beştir.

       1- Tavaf-ı kudûm: Taşradan Mekke-i mükerreme'ye varıldığında yapılan tavaftır. Bu tavaf, afakî için, yani mikat (ihrama girme sınırı) haricindeki başka beldelerden Mekke-i mükerreme'ye gelen zatlar için sünnettir. Buna "Tavaf-ı lika"da denir.

       (Bu tavaf İmam Malik'e göre vaciptir.)

       2- Tavaf-ı ziyaret: Arafat'tan inildikten sonra yapılan tavaftır. Buna "tavaf-ı ifaza" da denir. İşte haccın iki rüknünden biri, bu tavaftır ki, dört şavtı farzdır.

       3- Tavaf-ı sader: Hac esnasında Mina mevkiinden Mekke-i Mükerreme'ye inildiği vakit yapılan tavaftır. Buna "tavaf-ı veda" da denir. Bu tavaf afakî hakkında vaciptir. Bununla hac ile alakalı farz, vacip, sünnet bütün vazifeler bitmiş olur. Hacılar, bu şekilde Kâbe-i Muazzama'ya veda ederek vatanlarına dönmek üzere bulunurlar.

       (Bu tavaf, Şafiilerce sünnettir.)

       4- Tavaf-ı tatavvu: Mekke-i mükerreme'de bulunan kimselerin Kâbe-i muazzama etrafında vakit vakit yaptıkları nafile tavaftır. Böyle bir tavaf, afakîler hakkında nafile namaz kılmaktan daha faziletlidir. Çünkü onlar, her vakit bu şerefe nail olamazlar.

       5- Tavaf-ı umre: Dört şavtı, umrenin rüknünden ibaret olan tavaftır ki, her halükarda lazımdır, bunun yerine başka bir şey geçemez. Umrede tavaf-ı kudûm, tavaf-ı sader yoktur. Umreye ihram ile başlanır, halk veya taksîr ile = tıraş olma ile son verilir.

       Tavaf esnasında tekbir ve tehlil ile salatü selam okunur. Tavaflarda (şavtların) peş peşe olması şart değildir. Bundan dolayı bir tavaf daha tamamlanmadan namaz için veya abdesti yenilemek için bırakılsa bozulmaz. Geri kalanı sonra tamamlanabilir. Tavafta kadınların erkeklerle muhazi = bir sırada bulunmaları da tavaflarını bozmaz.