İlmihal Kategorileri

Oruçlu İçin Müstehab Olan Şeyler

ORUÇLU İÇİN MÜSTEHAB OLAN ŞEYLER

       Oruç tutacak kimsenin sahur yemeği yemesi müstehabtır. Bunun vakti gecenin sonudur. Ebu’l-leys’e göre gecenin son altıda biridir. Sahur yemeği oruç için insana kuvvet verir. Sahurun tehiri müstehab ise de, ikinci fecrin doğup doğmadığında şüphe edilecek zamana kadar tehir edilmesi mekruhtur.

       “Sahur” seher vaktinde yiyilecek yemektir. Bu yemeği yemeğe “tesehhur = Sahur yemeği yemek” denir. “Seher”de ikinci fecirden biraz evvel olan vakit demektir.

       İftarı acele yapmak, yani akşam namazından evvel oruç açmak müstehaptır. Ta ki oruç hali namazda kalbin huzuruna mani olmasın. Fakat hava bulutlu olursa, acele edilemez, hatta ezan okunsa bile. Yüksek bir yerde, mesela pek yüksek bir minarede bulunan kimse, güneşin batışını görmedikçe iftar edemez. Hatta aşağıda bulunanlar, kendilerince vuku bulan güneş batışından dolayı iftar etseler bile.

       Akşamleyin iftar esnasında:

“ALLAH’ümme leke sumtü ve bike amentü ve aleyke tevekkeltü ve ala rizkıke eftartü ve savme’l-gadi min şehr-i Ramazane neveytü fağfirli ma kaddemtü ve ma ehhartü.”

“Ey ALLAH’ım! Senin rızan için oruç tuttum, sana iman ettim, sana tevekülde bulundum, senin rızkınla orucumu açtım, Ramazan-ı şerif ayının yarın ki günü orucuna da niyet ettim. Artık benim geçmiş ve gelecek günahlarımı bağışla.”

diye dua edilmesi sünnettir.

“Ya Vasia’l-mağfirati iğfirli ve livalideyye ve li’l-müminine yevme yekumü’l-hisab.”

“Ey mağfireti bol mabudum! Beni anam ile babamı ve bütün müminleri hesab gününde mağfiret buyur.”

diye de dua edilir.

       Orucu hurma gibi tatlı bir şey ile açmak mendubtur.

       Oruçlunun akrabalarına, fakirlere fazla ihsanda, sadakada bulunması müstehabtır.

       Oruçlunun mümkün olduğu kadar gece ve gündüz Kur’an-ı Kerim’i okumakla, zikir ile, Rasülü Ekrem Efendimiz’e salat ü selam ile, ilim ile meşgul olması müstehabtır.

       Oruçlunun fuzuli kelamdan, yani lüzumsuz fazla lakırdılardan dilini tutması da müstehabtır. Gıybetten, söz taşımaktan kaçınmak ise, her zaman uyulması gerekli bir vazifedir. Bu vazife Ramazan-ı şerif'te ise, daha çok kuvvet kazanır.

       Oruçlu için itikaf da müstehabtır. Nitekim ileride bildirilecektir.

       Ramazan-ı şerif'te oruç tutmaya mani olacak derecede vücuda zafiyet verir işlerde bulunmak caiz değildir. Öğleye kadar iş görüp sonra dinlenmelidir ve mümkün ise, bazı işleri başkasına dengi ücret ile gördürmelidir.

       Kısacası, kat’i bir zaruret bulunmadıkça, nefsini pek ağır işlerde yorarak oruç tutamaz bir hale getirmek caiz görülemez.