İlmihal Kategorileri

Meleklerin Varlığındaki Hikmet

       Meleklerin varlığındaki hikmeti ancak ALLAH Teâlâ tamamen bilir. Biz şu kadar biliriz ki, Hak Teâlâ, kudretine, hikmetine son olmayan bir yaratıcıdır, nice binlerce alem yaratmıştır, kendi varlığını bilip kendisine ibadet ve itaatta bulunmak için cinleri, insanları yarattığı gibi melekleri de yaratmıştır ve bunları da bu alemde bir takım vazifeler ile vazifeli kılmıştır. Tâ ki bu âlem, güzel bir nizam üzere devam etsin, her zerrede ALLAH'ü Teâlâ'nın büyüklüğü göze çarpsın, her hadise o büyük yaratıcının varlığına, hikmetine şahit bulunsun ve insan kendisinin daima yüce, gizli kuvvetler tarafından göz altında bulunduğunu düşünerek uyanık bir halde yaşasın.

       Cebrail, Mikâil, Azrail, İsrafil adında dört melek vardır ki, bunlar meleklerin en büyüklerindendir. Bunların yanlarında bir çok melekler daha vardır.

       Cebrail (Cibril) Aleyhisselâm, Cenabı Hakk'ın kitaplarını peygamberlere getirip tebliğ etmeğe memur bulunmuştur.

       Mikâil Aleyhisselâm, bu âlemde bir kısım hadiselerin; meselâ rüzgârların, yağmurların, ekinlerin ve benzeri hususların meydana gelmesine memurdur.

       Azrail Aleyhisselâm, insanların ölecekleri zaman ruhlarını almaya memurdur,

       İsrafil Aleyhisselâm da kıyamet gününün meydana gelmesi ve bütün insanların öldükten sonra tekrar dirilmeleri hususlarına memur bulunmuştur.

Bunların kendilerine mahsus kim bilir daha nice yüksek vazifeleri de vardır.

       "Hafaza", "Kiramen kâtibin" denilen melekler de vardır ki, bunlardan her insanın yanında iki melek bulunur. Biri, o insanın güzel amellerini, diğeri de çirkin amellerini yazar, o insanın amel defterini meydana getirirler.

       İşte herşeyi muhakkak bir hikmete bağlı yaratmış olan ALLAH Teâlâ Hazretleri, melekleri de bu gibi vazifeleri görmek ve kendisinin adaletini ve kâinattaki hâkimiyet ve mabudiyetini tecelli ettirmek, belirtmek gibi bir çok hikmetlerden dolayı yaratmıştır.

Hicr Suresi 86

Gerçekten Rabbin hakkıyla yaratıcı ve herşeyi hakkıyla bilicidir. (Hicr Suresi 86)