İlmihal Kategorileri

Kurbanın Mahiyeti, Vacip Olması ve Meşru Kılınmasındaki Hikmet

KURBANIN MAHİYYETİ, VACİP OLMASI VE MEŞRU KILINMASINDAKİ HİKMET

       Kurban, ALLAH Teâlâ’ya manen yaklaşabilmek için kurban niyetiyle kesilen hususî hayvandır. Kurban bayramında böyle Hak rızası için kesilen kurbana “udhiyye”, bunu kesmeye de “tazhiye” denilir.

       Kurban bayramında ibadet niyetiyle kurban kesmek, hür, mukim, müslüman, zengin olan kimse için vacip olan bir vazifedir. Zenginden maksat, temel ihtiyaçlarından başka artıcı-çoğalıcı olsun olmasın, en az iki yüz dirhem gümüş miktarı mala sahip olan, yani fıtır sadakası ile mükellef bulunacak kimsedir. Kurban kesme günlerinde kurban kesmeye gücü yeten kimse kurban kesmeyip de daha sonra fakir düşse, vacip olan bu kurban vazifesi zimmetinden, mesuliyetinden düşmez.

       Kurban kesmekle mükellef olmak için İmam-ı A’zam ile İmam Ebu Yusuf’a göre akıllı ve büluğ çağına ermiş olmak şart değildir. Bundan dolayı zengin olan çocuğun veya delinin malından velisinin kurban kesmesi lazımdır. Bu çocuk veya deli bu kurbanın etinden yer, geri kalanı da elbise gibi bizzat kendisinden istifade edecekleri bir şey ile değiştirilir.

       Fakat İmam Muhammed’e göre akıl ve büluğ çağına ermiş olmak şarttır. Bu sebeple çocukların ve delilerin mallarından kurban kesilmesi vacip olmaz. Fetva verilen görüş de budur. Velileri kesecek olsalar, parasını öderler. Şu kadar var ki, bir kimsenin kendi malından çocuğu namına kurban kesmesi menduptur.

       (İmam Malik ile İmam Şafiî'ye göre kurban, vacip değil sünnet-i müekkededir.)

       Vacip olan kurban ibadeti, Hak yolunda fedakarlığın bir nişanesi, ALLAH Teâlâ’nın verdiği nimetin bir şükranesidir. Bunun neticesi de sevaba erişmek ve bir takım belalardan korunmaktır.

       Bununla beraber insanların ihtiyaçları için her gün yeryüzünde yüz binlerce hayvan kesiliyor. Fakat bunlardan yalnız halleri, vakitleri yerinde olanlar istifade ediyor. Kurban bayramında ise Hak rızası için bir kısım hayvanlar kesiliyor, bunların etlerinden, derilerinden bir çok muhtaçlar da istifade ediyor, iktisadi bir mesele, dini ve ahlaki bir mahiyet alıyor, şahsî menfaat, yerini toplum menfaatine bırakıyor. Bu yüzden kurban kesilmesi, müslümanlığa mahsus, pek toplumsal, insani bir fedakarlık demektir.

       Kurban kesilmekle kesilen hayvanların miktarı pek artmış olmaz. Bilakis kurban kesildiği günlerde kasaplar için kesilecek hayvanların sayısı azalır, o günlerde yine normal bir şekilde kesilmiş olur.

       Kendi zevkleri uğrunda hergün binlerce hayvanların kesilmesini çok görmeyenlerin, senede bir defa ALLAH rızası için bir kısım hayvanların fakirlerin menfaatine olarak kurban namıyla kesilmesini çok görmeleri, doğrusu büyük bir düşüncesizliktir.

       Netice olarak, kurbanın meşru olması; dini, ahlaki, sosyal bir takım hikmetlere, faydalara dayanmaktadır. Bunu takdir etmeyecek bir akıl sahibi düşünülemez.