İlmihal Kategorileri

Kıyametin Mahiyeti ve Alametleri

       Ahiret âlemi başlamadan evvel yukarıda da işaret ettiğimiz gibi bütün insanların ve dünyanın başına bir kıyamet kopacaktır. Bu kıyametin kopmasını (Nefha-i ula = birinci üfürme) denilen bir hadise meydana getirecektir.

       Şöyle ki, İsrafil aleyhisselâm, “Sûr” denilen ve mahiyeti ALLAH Tealâ'ca malûm bulunan korkunç bir ses vasıtasına üfürecek, bundan çıkacak müthiş bir ses ile bütün fani hayat sahipleri yerlere serilip ölecek, her şey altüst olacaktır.

       Malûmdur ki, arasıra yer sarsıntıları, su tufanları, yanardağların parlaması, yıldırımların düşmesi, yerlerin çökmesi gibi bir takım hâdiseler sebebiyle yer yüzünde ne korkunç, ne müthiş felâketler meydana gelmektedir. Bunlardan her biri ALLAH Tealâ'nın kudretinin, azametinin bir nişanesidir. İşte yeryüzünde, göklerde bir umumî kıyametin kopması da nasıl olacağı bizce bilinmeyen pek korkunç bir üfürme, bir gürültü sebebiyle olacaktır. Ve buna kim bilir, hatır ve hayale gelmeyen daha nice müthiş
hâdiseler de, facialar da yoldaş bulunacaktır. Bütün âlemlerdeki düzen, ancak ALLAH Tealâ'nın bir eseridir. O'nun kudretinin bir alâmetidir. Hak Tealâ Hazretleri bu nizam ve intizamı bir an için olsun ortadan herhangi bir sebeple kaldırınca bütün varlıklar derhal altüst olur, ne genel yerçekimi kuvvetinden, ne de cisimler arasındaki münasebet ve bağdan eser kalır, ne de bir yaratılmışın yaşayabilmesine imkân bulunur.

       İşte bu, bir umumî kıyamettir. Bunun kopacağı zamanı, ancak, ALLAH Teâlâ bilir.

       Kıyametin alametlerine gelince, bunlar da "Eşrat-ı Saat = Kıyamet Alâmetleri" denilen bazı yolsuz, garip, olağanüstü hadiselerdir ki, bunların meydana geleceği de Peygamber Efendimiz tarafından haber verilmiştir. Başlıcaları şunlardır:

  1. Din hususunda bilgisizliğin her tarafa yayılması, sarhoşluk veren şeylerin içilmesi, zina gibi fuhşiyatın çoğalması, öldürme hâdiselerinin artması. Bunlar ilk alâmetlerdir; bunlara "Alâmat-ı Suğra =Küçük Alametler" denir.
  2. Bir duhan (duman)'ın belirmesi ki, müminleri nezleye tutulmuş bir hale getirecek, kâfirleri de sarhoş gibi yapacaktır.
  3. Deccal adında bir şahsın türeyip ilahlık dâvasında bulunması, sonra öldürülmesi.
  4. Ye'cüc ve Mec'üc adında iki kabilenin yeryüzünde yayılarak bir müddet fesada çalışması.
  5. Hz. İsa'nın gökten inip bir müddet Peygamberimizin şeriatıyla amel etmesi.
  6. "Dabbetül ard" adında canlı bir yaratığın yerden çıkarak insanlara karşı bazı sözler söylemesi.
  7. Yemen tarafından dehşetli bir ateşin ortaya çıkıp etrafa yayılması.
  8. Doğuda, batıda ve Arap yarımadasında birer hasef vukuu, yani birer yer parçasının batması.
  9. Güneşin geçici olarak batı tarafından doğması.

       Bunlara da "Alâmat-ı Kübra = Büyük Alâmetler" denilir.

       Bütün bu hâdiseler, ALLAH Teâlâ'nın kudretine göre asla imkansız sayılamaz. İçinde yaşadığımız âlemdeki hadiselerin her biri aslında acayip bir yaratılış, bir kudret nişanesi, bir harika numunesidir, artık kıyamet alâmetleri denilen bir kısım hâdiseleri hangi mütefekkir insan imkansız görebilir?

       Vaktiyle var oldukları asla kabul edilmeyen bir nice fevkalâde şeyler, vakit vakit meydana çıkmıyor mu? İnsanların zekâları, sanatları sayesinde böyle bir takım emsalsiz şaheserler, acayip şeyler meydana geldiği halde yaratıcımızın büyük kuvveti ile artık nelerin meydana gelebileceğini düşünmelidir.

İbrahim Suresi 20

"Bu, ALLAH'a asla güç değildir." (İbrahim Suresi 20)