İlmihal Kategorileri

Hakiki Bir Dinin Vasıfları ve Faydaları

       Hakiki bir dinin ayırıcı vasıfları, yani kendisini diğer dinlerden müstesna, mümtaz bulunduran sıfatları pek çoktur. Mesela hakiki bir din, insanlara yalnız bir ALLAH'ın varlığını bildirir, yalnız bir ALLAH'a tapılmasını emreder, bütün kâinatın ALLAH Teâlâ'dan başka yaratıcısı olmadığını haber verir, bütün peygamberlere, semavi kitaplara istisnasız inanılmasını ister. Ebedi bir hayatın, bir ahiret gününün varlığını anlatır, insanları bir dairede birleştirir, aralarında bir kardeşlik meydana getirir, aralarında esasen
bir eşitlik bulunduğunu gösterir, insanların arasında yalnız takva, ALLAH'tan korkmak, faziletle vasıflanmak itibarı ile bir fark bulunduğunu beyan eder. Kısacası her yönüyle akla, hikmete uygun olur, insanların kurtuluşuna, saadetine vesile bulunur.

       İşte bütün bu vasıfları tamamen bulunduran din, bugün yeryüzünde İslam dininden başka değildir.

      Hakiki bir dinin faydalarına gelince: Bu faydalar pek çok ve pek mühimdir. Böyle bir din sayesinde insanların erişecekleri faydaları, saadetleri tam olarak anlatmaya hiçbir kalem güç yetiremez. Ancak şunu arzedelim ki, insan, hakiki bir din sayesinde kendisinin ne için yaratılmış olduğunu öğrenir, kendisini yaratan, büyüten, nice nimetlere eriştiren mukaddes mabudunu bilir, beşeriyetin peygamber denilen kudsi simalarını tanır, onların güzel huylarıyla hayatını aydınlatmaya çalışır, insanlığa layık bir
yaşayış ile yaşar, ölünce de sonsuz bir saadete erişmiş olur.

       Şunu da arzedelim ki; hakiki bir din, insana metanet verir, insanı hayata hazırlar, insanı en düşünceli, en kederli günlerinde teselli eder, insanın gelecekteki hayatını korumuş olur.

      Bir kere düşünelim: Şüphe yok ki insan bu dünya alemine atılmış bir mahlûk (yaratılmış canlı bir varlık)'tır. İnsan bu alemdeki diğer bir çok varlıkların yanında bir zerre mesabesinde kalmaktadır. İnsan bir çok ihtiyaçlar içinde çırpınmaktadır, tabiatın bir çok kuvvetleri karşısında pek aciz bir durumda kalmaktadır. Sonra da daha açılmadan solan çiçekler gibi rengini, güzelliğini, bütün varlığını kaybederek ölüp gitmektedir. O halde insanlık yalnız bu fani varlıktan ibaret olsa, insanlar kadar hallerine acınacak
bir mahlûk bulunamaz.

       Demek ki insan için bu maddi, fani hayat bakımından tam bir huzur, tam bir bahtiyarlık düşünülemez.

       Fakat diğer bir bakımdan insan pek bahtiyardır, pek mesuttur. Çünkü hakiki bir dine sarıldıkça kalben müsterihtir, ebedi bir saadete namzettir, bu fani varlığın yok olması, kendisini hiç de endişeye düşürmez. O, bir ebedi varlığın kendisini kucaklayacağından emindir. O, yok olmaya yüz tutmayacak bir mevkîye kavuşmakla bahtiyar olacağına kanidir.

       İşte bütün bunlar, hakiki bir dinin insanlık alemine temin edeceği faydalar kısmındandır.

      İnsan ancak böyle bir din, böyle ilahi bir kanaat sayesindedir ki, hayatını tanzim eder, muazzam mabuduna seve seve ibadette bulunur, hukuka riayet eder, ebedi bir mükafat neşesiyle yurduna, yurttaşlarına bütün insanlığa hizmet etmek ister, cemiyetin pek kıymetli bir ferdi bulunur.

       Kısacası, insanlığa bu ulvi ruhu veren, bu güzel yaşayış tarzını öğreten, hakiki bir dinden başka değildir.