İlmihal Kategorileri

Haccın Farz Olmasının Şartları

HACCIN FARZ OLMASININ ŞARTLARI

       Bir kimseye haccın farz olması için sekiz şart vardır. Şöyle ki:

       1- Müslüman olmalıdır. Gayrımüslimler, hac ile mükellef değildirler. Bundan dolayı farz edelim ki, bir gayrimüslim hac yaptıktan sonra müslüman olsa, diğer şartları mevcut olunca, yeniden hac etmesi icap eder.

       Yine böylece bir müslüman, hac ettikten sonra (ALLAH muhafaza) dinden çıkıp sonra tövbe ederek İslamiyete dönse, şartları mevcut olunca tekrar hac etmesi lazım gelir.

       2- Bülûğ çağına ermiş olmalıdır. Bir çocuk, akıllı, iyi ile kötüyü, kâr ve zararı ayıracak olsa, hac ile mükellef bulunmaz. Onun yapacağı hac, nafileden ibaret bulunur. Bundan dolayı bülûğ çağına erince ve şartları da bulununca tekrar hac etmesi gerekir.

       Velisiyle beraber hacda bulunan çocuğa, velisi haccın bütün vazifelerini yaptırır, mesela şeytanları taşlattırır, ta ki bunları öğrenip büyüdükten sonra kolaylıkla yapabilsin. Bununla beraber bu taşlamayı terk etse, kendisine bir şey lazım gelmez. Çünkü bu, o çocuk hakkında yapılması gerekli bir vazife değildir.

       3- Akıllı olmalıdır. Deli olanlar, hac ile mükellef değildirler. İyileştikten sonra haccın farz olma şartları bulununca, hac etmeleri lâzım gelir.

       4- Hür olmalıdır. Köleler, cariyeler hac ile mükellef değildirler. Bunların yaptıkları haclar, birer nafiledir. Azad edildikten sonra diğer şartları da bulununca, hac etmeleri icap eder.

       5- Haccın farz olduğunu bilmelidir. Şöyle ki, dar-ı harpte gayrimüslimlere ait bir beldede bulunup müslüman olan kimse, haccın farz olduğunu bilmedikçe hac ile mükellef olamaz. Fakat İslam ülkesinde böyle bir cehalet, bir mazeret teşkil etmez. Bundan dolayı İslam yurdunda bulunan bir gayrimüslim, haccın farz olduğunu bilsin bilmesin, müslüman olup diğer şartları da bulununca, hac ile mükellef olur.

       6- Hac vazifesini meşakkatsiz bir şekilde gidip yerine getirmeye yeterli bir vakit bulunmalıdır. Bundan dolayı bir kimse hac farizası için diğer şartları tamamen bulunduğu tarihten itibaren bu vazifeyi yerine getirmeye müsait bir vakit bulmadan vefat etse, bu fariza ile mükellef olmuş olmaz.

       7- Hicaz'a gidip gelinceye kadar kendisinin ve ailesi efradının normal bir şekilde nafakaları bulunmalıdır. Temel ihtiyaçlarından sayılan malların bulunması ile hac farz olmaz. Fakat ihtiyaçtan fazla bir mal mesela, gelir getiren bir gayri menkul veya fazla eşya bulunsa, bunları satıp hac etmek lâzım gelir. Bir evde kira ile oturmak da haccın farz olmasına mani değildir.

       8- Kendi haline münasip nakil vasıtası ve yolda yapacağı masrafları karşılayacak parası bulunmalıdır. Buna rahileye ve zad-ı tarika = yol azığına kudret denir. Şöyle ki:

       Hac için yol azığı ve nakil vasıtasına gücünün yetmesi şarttır. Bu güç yeterliliği (hac için gitmeye müsait ise) hac aylarında veya herkesin bulunduğu beldede hacıların normal bir şekilde hacca gidecekleri zamanda bulunması lâzımdır. Bu esnada hacca yeterli temel ihtiyaçlarından fazla bir mala sahip olan kimsenin diğer şartları da bulununca haccetmesi farz olur. Bu malı başka yere sarf edemez, ederse hac zimmetinde borç olmuş olur. Fakat bu vakitten evvel elde edilen bir mal bundan evvel istenilen yere sarf edilebilir. Bundan dolayı kendisine hac farz olmaz.

       Mesela, Muharrem ayında hacca yeterli bir mala sahip olan kimse, bunu bir iki ay içinde başka bir tarafa harcayıp da beldesinden hacca gidilmesi adet olan bir zamanda elinde mal kalmamış olsa, kendisine hac farz olmuş bulunmaz. Ödünç ve bedelsiz yararlanmak sureti ile olan yol azığı ve nakil vasıtası yeterli olmaz. Hatta başa kakmayacak kimseler tarafından olsa bile. Mesela, hac etmek üzere hibe edilen bir malı kabul etmek mutlaka lâzım gelmez.

       Bununla beraber Mekke-i mükerreme'ye onsekiz saatten yakın bulunan yerdeki müslümanlar için yürümeye güçleri yeterli olunca, nakil vasıtasının bulunması şart değildir.

       (İmam Malik'e göre yol azığı ve nakil vasıtasına gücü yetmek mutlaka şart değildir. Bu hususta Mekke-i mükerreme'ye gidip hac fiillerini yerine getirmeye basit bir şekilde imkan bulunması yeterlidir. Bu sebeple fazla meşakkat bulunmaksızın yaya olarak veya kiralamak ile temin edilecek bir nakil vasıtası ile hacca gitmeye ve nafakasını sanatı sebebi ile yolda günden güne elde etmeye gücü yeten bir müslümana (canı ve malı hakkında bir tehlike yoksa) hac farz olur. Yurdunda kendisinin ve ailesinin nafakaları için bir şey terk edip etmemesi müsavidir. Ancak nafakasız kalıp perişan olmalarından korkulacak olursa, o halde hac ile mükellef olmaz.)