İlmihal Kategorileri

Hac İbadeti Hakkında Tatbikat

HAC İBADETİ HAKKINDA TATBİKAT

       Bir hac vazifesini, vacipleri, sünnetleri, edepleri dairesinde yapacak bir zat, şu şekilde hareket eder:

       1- Helal, tertemiz bir mal tedarik eder, ödenmesi lâzım borçları var ise öder, kazaya kalmış ibadetleri var ise mümkün mertebe kaza eder, tövbe ve istiğfar eder, kendisini kötü sözlerden korur, güzel hasletli olmaya çalışır, mütevazi bir şekilde hareket eder, yola çıkacağı zaman evinde iki rekat namaz kılar.

Bismillahi tevekkeltü alellahi la havle vela kuvvete illa billah.

"ALLAH'u Teâlâ'nın adı ile (Hac yolcuğuna çıkıyorum) ALLAH'u Teâlâ'ya tevekkül ettim. Bütün güç ve kuvvet sadece ALLAH'u Teâlâ'nın yardımı iledir."

diyerek Hakk’a sığınır, aile efradıyla, dostlarıyla veda ederek yola çıkar.

       2- Mikat, denilen yerlerden birine varınca yıkanır veya abdest alır, giderilmesi lâzım gelen fazla tüyleri bedeninden giderir, tırnaklarını keser, elbisesini çıkarır, beyaz, temiz bir peştamal ile dikişsiz bir örtüye, mesela bir-iki havluya sarılır, güzel kokulu şeyler sürünür, başını açık, ayaklarını çorapsız bulundurur, üstü açık topukları kısa ayakkabı giyinir, iki rekat ihram için namaz kılar, ihrama niyet edip;

ALLAH'ümme inni üridü'l-hacce feyessirhu li ve tekabbelhu minni.

"Yarabbi! Ben hac etmek istiyorum, onu bana kolay kıl ve onu benden kabul et"

diye dua eder, sonra da:

Lebbeyk. ALLAH'ümme Lebbeyk...

diye telbiyede bulunur.

       3- Böyle ihrama girdikten sonra hanımı yanında ise cinsel ilişkide bulunmaz, hanımını öpüp okşamaz, dikişli elbise giyinmez, güzel kokulu şeyler sürünmez, saçlarını, tüylerini, tırnaklarını kesmez, güvercin, geyik gibi av hayvanlarını avlamaz, yeşil ağaçları, otları kesip koparmaz, kötü ve şehevi sözlerde bulunmaz, arkadaşları ile ve başkaları ile çekişmez, fakat yıkanabilir, para kesesini beline bağlayabilir.

       4- Her namaz kıldıkça ve yolcu kafilelerine rast geldikçe, yokuşlara çıkıp, inişlere indikçe: "Lebbeyk ALLAH'ümme Lebbeyk" diye yüksekçe bir sesle telbiyede bulunur. Mekke-i Mükerreme'ye varacağı zaman yıkanır, veya abdest alır, Mekke-i mükerreme'ye girince hemen Mescid-i Haram'a koşar, Beytullah'ı görünce: "Lebbeyk…" diye telbiyede "ALLAH'ü ekber" diye tekbirde "Lâ ilahe illALLAH" diye tehlilde bulunur, salât ü selam okuyarak:

"ALLAH'ümme zid beyteke teşrifen ve ta'zimen ve tekrimen ve birran ve mehabeten"

"Ey ALLAH'ım! Beyt-i izzetine mahsus şerefi, ta'zimi, saygıyı, ihsan ve heybetini arttır."

diye duâ eder. Hacer-i Esved tarafına yönelerek tekbir alır, Hacer-i Esved'i selamlar, mümkün ise kimseye eziyet vermeksizin öper veya elini sürer. Sonra da Kâbe-i muazzama'yı sola alarak hatimin arkasından tavaf-ı kudûme başlayıp Beytullah'ın etrafını yedi defa dolaşır, bu tavafın ilk üç şavtında "Remel" yapar, yani adımlarını kısaltır, omuzlarını silkeleyerek çalımlıca bir sürat gösterir ve her dolaşmasında Haceri Esved'e gelince onu selamlar, bu tavafı müteakip de İbrahim aleyhisselam'ın makamında, kalabalık ise Harem-i şerif'in diğer yerinde iki rekat namaz kılar, sonra Hacer-i Esved'i yine selamlar, (istilam eder).

       5- Bundan sonra sa'y için Safâ ile Merve caddesine çıkar, bu caddede evvela Safâ tepesine Beyt-i Muazzam görülünceye kadar çıkıp Beytullah'a yönelerek tekbir ve tehlilde, salât ü selamda bulunur. Sonra buradan Merve tarafına gider, bu sahadaki iki yeşil direk arasında sürat gösterir, bu şekilde dört defa Safâ'dan Merve’ye, üç defa da Merve'den Safâ'ya gider gelir, Merve tepesinden de Kâbe-i muazzama'ya karşı tekbir ve tehlilde, salâtü selâmda bulunur ve böyle her geliş-gidişte telbiye yapar, sürat ile yürüdüğü zaman;

"ALLAH'ümmağfir verham vetecavez amma ta'lem. Feinneke ente'l-aliyyü'l-azim."

"Ya Rabbi! Bağışla, merhamet et, bildiğin kusurlarımıza bakma, çünkü sen şüphesiz en yüce, en büyüksün."

diye dua eder. Bu geliş-gidişin peşpeşe bir halde olması daha faziletlidir, ara ile yapılması da caizdir.

       6- Yalnız hacca niyet etmiş olan bu zat, böyle sa'y ettikten sonra da Mekke-i mükerreme’de yine ihramlı olarak kalır, dilediği zaman Beytullah'ı nafile tavaf eder, Zilhicce'nin sekizinci - Terviye - günün de sabah namazını Mekke-i mükerreme'de kılar sonra "Mina" mevkiine çıkar, orada Arefe günü'nün sabah namazını kılıncaya kadar durur, sonra Arafat'a gider, o gün güneş batınca da Müzdelife'ye yönelip geceyi Müzdelife'de geçirir, akşam namazını yolda kılmayıp yatsı namazı ile beraber imama uyarak Müzdelife'de kılar. Kurban bayramı gününün fecr(şafak)ı doğunca da hemen sabah namazını kılar, sonra Müzdelife'de "Meş'ar-i haram" denilen mevkiye gider, orada biraz durur, bütün bu yerlere gider gelirken vakit vakit telbiyede bulunur.

       7- Meş'ar-i haram'da iken fecir (şafak) tamamen aydınlanınca daha güneş doğmadan Mina tarafına vakar ve sükünet ile yönelir, Mina'da Cemretü'l-akabe denilen taş kümesine yedi tane küçük taş atar, bu taşları sağ elinin baş ve şehadet parmakları ucu ile tutarak atar ve herbirini attıkça tekbir alır, bu atış bitince orada durmaz. Sonra dilerse kurban keser, daha sonra tıraş olur veya saçlarının uçlarından parmak uçları kadar bir şey kırkar, bunları yapınca hanımı ile cinsel ilişkiden başka ihramın bütün yasakları kendisine mübah olmuş olur.

       8- Bundan sonra aynı günde, yani bayramın birinci gününde veya ikinci veya üçüncü gününde Mekke-i mükerreme'ye döner, tavaf-ı ziyareti yapar, tavaf-ı kudûmde remel yapmamış ise bunu tavaf-ı ziyaretin ilk üç şavtın da yapar, bu tavafı bitirince iki rekat namaz kılar. Artık bu tavaftan sonra, kendisi için hanımı ile cinsel ilişki de mübah olmuş olur.

       Tavaf-ı ziyaret için Mina'dan Mekke-i mükerreme'ye Bayramın birinci gününde inmek daha faziletlidir.

       9- Tavaf-ı ziyaretten sonra tekrar Mina'ya gider, Cemreleri taşlamak için üç gün Mina'da oturur. Bayramın ikinci günü zeval(öğle) vaktinden sonra Mina'da "Mescid-i Hayf" yakınındaki Cemre-i ûlâ'dan başlayarak cemrelerin üçünü de taşlar. Şöyle ki, yaya yürüyerek evvela Cemre-i ûlâya, sonra Cemre-i vustaya yedişer taş atar ve her birinde tekbir alır, ve bu iki cemreden her birinin yakınında ayrıca durup kendisine, anasına, babasına, din kardeşine dua eder, sonra binitli olarak Cemre-i Akabe civarına gider, buna da yedi taş atar, fakat burada dua için durmaz.

       Bayramın üçüncü gününde de zeval(öğle)den sonra bu tertip üzere cemreleri taşlar. Şayet Mina'da iken bayramın dördüncü günü de girecek olsa, o gün dahi böylece taş atar. Bu güne mahsus olmak üzere taşları zeval(öğle)den evvel de atılabilir.

       (Bu halde atılan taşların sayısı yetmişe ulaşmış olur. Bu taşlar, Müzdelife'de iken veya Mina'ya gelirken toplanır, ihtiyaten yıkanır, cemrelerde biriken taşlardan alıp atmak mekruhtur.)

       10- Bundan sonra tekrar Mekke-i mükerreme'ye döner, yolda "Muhassab" denilen düzlükte biraz durup dinlenir. Daha sonra Mekke-i mükerreme'ye giderek Harem-i şerif'e varır, veda tavafını yaparak iki rekat namaz kılar. Bundan sonra zemzem kuyusunun yanına gider, elinden gelirse suyunu kendisi çeker, Beytullah'a karşı durup kana kana içer, bununla yüzünü, başını yıkar ve kolayına gelirse, bedenine de döker, içtikçe:

"ALLAH'ümme inni es'elüke ilmen nâfian ve rizkan vâsian ve şifâen min külli dâin."

"Ey ALLAH'ım! Ben senden faydalı bilgi, geniş rızık, ve her hastalıktan şifa dilerim!"

diye dua eder.

       11- Zemzem suyunu içtikten sonra Kâbe-i muazzama’nın en yüksek eşiğini öper ve mümkün olursa, içerisine girip iki rekat namaz kılar, duvarına yüzünü sürüp ALLAH Teâlâ'ya hamd eder, istiğfarda bulunur, kemali edep ile tekbir ve tehlil ederek, daha sonra Mültezem'e gelir, yüzünü ve göğsünü koyar, Kâbe-i muazzama'nın örtüsüne yapışarak duada bulunur. Artık Mekke-i mükerreme'de kalmayacak ise yüzünü Beytullah yönünden ayırmayıp ayrılışından dolayı bir hüzün ile ağlaya ağlaya veya ağlar gibi bir vaziyet alarak arka arka çekilir, Harem-i şerif’ten çıkar, dilediği gün memleketine döner.

       Bu hac vazifelerini yerine getirme hususunda kadınlar da erkekler gibidirler. Şu kadar var ki kadınlar, ihramda normal, âdetleri üzere giyinmiş ve başları ile ayakları örtülü bulunmuş olur. Bununla beraber yüzlerine dokunmamak üzere bir peçe de kullanabilirler. Telbiyelerde seslerini yükseltmezler, tavafta ve Safâ ile Merve arasında sürat göstermezler, ihramdan çıkmak için de saçlarının uçlarından biraz kesmekle yetinirler. Hacer-i Esved'i selamlamak için erkeklerin aralarına sıkışmazlar.

       Adet görmeye başlayan bir kadın, haccın bütün vazifelerini yapabilir. Yalnız bu halde tavaf-ı ziyareti yapamaz, tehir eder. Bu tehirinden dolayı kendisine kurban veya başka bir ceza da lâzım gelmez.

       Tavaf-ı ziyaretten sonra adet görmeye başlayan bir kadından veda tavafı vazifesi düşer.