İlmihal Kategorileri

Cuma Namazı ile Alakalı Meseleler

CUMA NAMAZI İLE ALAKALI BAZI MESELELER

       Bir çok köylerde Cuma namazı kılınmasına öteden beri izin verilmiş olduğundan beldelerde olduğu gibi bu köylerde de Cuma namazı kılına gelmiştir. 

       (Cuma namazı kılınma izni olmayan bir yerde ikamet eden) bir köylü, cuma günü bir şehre gidip Cuma vaktine kadar orada durmak niyetinde bulunsa kendisine Cuma namazı farz olur. Fakat cuma vaktinden evvel şehirden çıkmaya niyet ederse farz olmaz. Cuma vaktinin girmesinden sonra şehirden çıkmaya niyet ederse (tercih edilen görüşe göre) yine cuma farz olmaz.

       Cuma günü zeval (öğle) vaktinden sonra Cuma namazını kılmadan sefere çıkmak mekruhtur. Zeval (öğle) vaktinden evvel çıkmak ise mekruh değildir.

       Özürlü veya hapsedilmiş olanların Cuma günü şehirde öğle namazını Cuma namazından evvel veya sonra cemaatle kılmaları mekruhtur. Bunların öğle namazlarını cuma namazı kılındıktan sonra kılmaları müstehapdır. Çünkü o vakte kadar özürlerinin ortadan kalkması umulur.

ÖNEMLİ NOT: Bu hükümden kadınlar müstesnadır. Yani kadınların Cuma günü öğle namazlarını kılmaları için Cuma namazının kılınmasını cemaatin dağılmasını beklemeleri gerekmez. Vakit girer girmez kılabilirler. Çünkü kadınlara Cuma namazı geçici bir özür sebebiyle değil aslen farz kılınmamıştır.

       Bir kimse, Cuma günü özrü bulunmadığı halde Cuma namazı kılınmadan öğle namazını kılacak olsa, bu namazı sahih olursa da, Cuma namazını terk ettiğinden dolayı günaha girmiş olur. Fakat böyle bir kimse, daha sonra Cuma namazını kılmak için (daha Cuma namazı kılınmadan) camiye yönelse kıldığı öğle namazı batıl, yani nafileye dönüşmüş olur. Cuma namazına ister yetişsin, ister yetişmesin ve ister gitmeden vazgeçsin veya vazgeçmesin. Bu sebeple Cuma namazına gidip yetişmezse, o öğle namazını yeniden kılması lâzım gelir.

       İmameyn'e göre gidip Cuma namazına başlamadıkça kılmış olduğu öğle namazı batıl olmaz.

       Cuma için tekbir almak, yıkanmak, misvak kullanmak, güzel elbiseler giyinmek, güzel kokulu şeyler sürünmek müstehaptır. Minarede ezan okununca da başka şeyler ile uğraşılmayıp hemen camiye gidilmesi vaciptir.

       Cuma günü camiye erkence gitmek, "tahiyyet'ül-mescit" olmak üzere iki rekat namaz kılmak, Kehf suresini okumak veya dinlemek menduptur.

       Cuma günü camiye giden kimse başkalarına eziyet vermemek ve hutbeye henüz başlanılmış olmamak şartı ile hatibe yakın yere kadar gidebilir. Yoksa bulabildiği yerde oturur. Fakat yer bulamaz, ileri saflarda da boş yer bırakılmış olursa mecburen bu boş yerlerden birine kadar gidebilir.

       Hatip minbere çıkınca cemaatin konuşmayıp susması, selâm alıp vermemesi, nafile namaz kılmaması icap eder. Hattâ hutbede Resulü Ekrem (S.A.V.) Efendimiz’in mübarek isimleri zikredilince cemaatin salât-ü selâmda bulunmaksızın yalnız dinlemekle yetinmesi daha faziletlidir. İmam Ebû Yusuf'tan bir görüşe göre bu halde gizlice salât-ü selâm okunur.

       Cumanın başlanılmış olan ilk sünneti, hatibin minbere çıkması halinde uzatılmaksızın hemen (vaciplerine riayet etmek üzere) tamamlanmalıdır.

       Cuma namazını, hutbeyi okuyan şahsın kıldırması daha iyidir.

       Cuma namazı henüz bitmeden imama uyan kimse, bu namazı tamamlar. Hatta imama tahiyyatta veya sehiv secdesinde yetişmiş olsa bile. İmam Muhammed'e göre ikinci rekatın rükûsundan sonra gelip imama uyan kimse, cuma namazını değil, öğle namazını tamamlar.